konu: iletişim

Canlı türlerinin tükenmesini engelleyen en temel yetenek.

İletişim, insanlar için bir yetenek kategorisinde. Hayvanların kendi türleri arasındaki iletişimlerinde “az anlayan” ya da “kendini iyi ifade eden” diye bir kavram olmadığını düşünüyorum. Keza hiç “Sürünün lideri olan kurt o kadar iyi durumu ifade etti ki, diğerleri ikna oldu ve fil’e saldırdı” gibi ifadelere denk gelmedim.

Demek ki, istisnai durumlar dışında hayvanlar bu işi iç güdüsel olarak, belli bir standartta yapıyor.

Ancak insanlar için aynı şeyi söyleyebilmek çok mümkün değil. İnsanlar öğrenebilmek gibi belirgin bir özelliğe sahip olduğu gibi öğrenememek gibi bir özelliğe de sahip. Yani bilen ile bilmeyen arasında çok ciddi farklar oluşabiliyor.

Mevlana’nın dediği gibi gireyim konuya – “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.”

Samimi bir anlatma ve anlaşılmama durumunun temelinde yatan budur.

Karşınızdakinin sizi doğru anlamaması ihtimalini farkettiğiniz anda başvurmanız gereken yegane şey metaforlardır. Metaforlar, bu noktada aktarmak istediğiniz bilginin karşı tarafa ulaşmasını garantiler.

Bir konuyu anlatırken hangi metaforu kullanmanız gerektiğine çok hızlı karar vermeniz gerekebilir, karşınızdakinin algı seviyesinin çok altında bir metafor, karşınızdakini bayabilir. O yüzden, konuştuğunuz kişinin algısını hızlı bir şekilde ölçmek durumundasınız. Yine de karşınızdakini salak yerine koymak istiyorsanız en basit şekliyle anlatmayı tercih edebilirsiniz.

Evet örnek vermek gerekiyor, aklıma gelen en basit örneği vereceğim.

Diyelim ki karşınızdaki size bir proje konusunda zaman soruyor. Ve siz minimum 3 ay sürer diyorsunuz. Projeyi 3 kişi değil 30 kişiyle yapsak ne kadar sürer diye sorduğunda, yine cevabınız 3 ay oluyor.

Tabi sürece dair bilgi sahibi olmadığı için, gayri ihtiyari neden diye soruyor.

Siz şu metaforu vererek 30 dakika sürecek bir açıklamayı 2 dakikaya indirebilirsiniz, “Bir kadın bir çocuğu dokuz ayda doğurabilir, ancak dokuz kadın bir çocuğu bir ayda doğuramaz.”

Bu örnekten kişi, proje dediğimiz şeyinde vazgeçilemez bir olgunlaşma sürecine ihtiyacı olduğunu ve kişi sayısı ile bu süreyi kısaltamayacağımızı anlamış oluyor.

Eğer karşınızdaki “Ama dokuz ayda dokuz kadın dokuz çocuk yapar o zaman” diyerek kıvrak bir cevap verirse (başıma geldi) , kısaca “Doğru ancak bizim hedefimiz sadece bir çocuk” diyerek durumu netliğe kavuşturabilirsiniz.

Günün sonunda hepimiz, her gün birileri ile iletişim halindeyiz. Derdinizi ne kadar ne karşı tarafa ulaştırabilirseniz, o kadar az zaman kaybeder, o kadar çok ilerleme kaydedersiniz.

Dipnot: Bana göre, derdini tamamen farklı örneklerle anlatıp karşınızdakini aydınlatabildiğiniz bu iletişim aracının en büyük kullanım alanına “sanat” diyoruz. Bu yüzden sanatın göreceliği bulunmakta. Çünkü sanat, iletişimde olduğunu gibi spesifik bir kişi için yapılmaz. Ve sanat eserini gören herkes kendi anlayabildiği ölçüde içinden bir şey alır. 

(Visited 46 times, 1 visits today)

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.