konu: yazar

Sevdiğim biri duygularımı değil aklımdakileri yazdığımı söyledi geçen gün. Duyguları yazarak ifade etmek ile aklımdakileri kağıda dökmek arasında bu kadar keskin bir çizgi olabileceğini daha önce düşünmemiştim.

Ben yazmayı seven, daha doğrusu konuşmayı seven bir insanım. Herhangi bir başlık belirleyip, onun üzerine fikirler üretmek bana epey eğlenceli geliyor. Bu sitede de zaten tarihe not düşmek için yazdığımı düşünmüyorum. Bu domain’i bu şekilde spoil etmek, tamamen kişisel bir tatmin.

İnsan fikirlerini yazıya dökmek istemesinin sebebi nedir ? Yazılmış olan milyonlarca kitap ? Milyar blog ? Aklıma gelen 2-3 sebep var. Kişisel tatmin, para kazanma ve içeriğe bağlı olarak –  bilgiyi sonraki nesillere aktarma.

Üçüncüsü biraz şaibeli bir konu bana göre. İş yine dönüp dolaşıp kişisel tatmine geri dönüyor gibi. Hatta, hepsi günün sonunda kişisel tatmine bağlanabiliyor matematiksel olarak. Evet kesinlikle bu.

Kişisel tatmin yüzünden bir iş icra ediyor olmayı çoğu toplumsal norma göre bu şekilde ifade etmek çokta kabul görebilecek bir sebep değil. Tüm insanlık tarihindeki yazarları bu sınıfa sokacak bir bilgeliğe sahip olmadığımin epey farkındayım. Yine de böyle düşünüyorum, düşünce özgürlüğüne sığınarak yoluma devam ediyorum.

Hepimiz topu topu 60-70 sene yaşıyoruz şanslıysak. Ne oldum ben kimim derken zaten ilk 30 yılı yiyoruz. Sonra beni ne mutlu eder sorusuna kilitleniyoruz, eğer ki finansal sorunları aşıp kendi içimize dönebilecek imkanı yaratabilirsek. Bir çoğumuz için bu bile ayrı bir başarı.

Sürpriz degil, insanın ulvi amacını tam olarak bulamadıktan sonra en azından kendime çalışayım demesi.

Milyarlarca insanın kendi için birşeyler yapmasını, globalleşme , sosyal medya ve etkileşim kolaylıgı gibi gelişmelerle birleştirince – kaosa hoşgeldin. Ve ben de bu kaos içerisindeki yerimi aldım.

(Visited 51 times, 1 visits today)

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.